Suriye’den sonra Libya batağı mı?

9.2.2020
AKP iktidarının yanlışlar zinciri üzerine kurulu Suriye siyaseti nedeniyle Türkiye’nin çıkarları ciddi zarara uğradı: Şimdilik on milyarlarca dolar ve milyonlarca mülteci. Fatura henüz kapanmadı ve daha ne kadar bedel ödeyeceğiz belli değil.
AKP yönetimi yanlışlardan ders çıkaramıyor. Şimdi ülkenin Libya’da da benzer bir batağın içine sürüklenme ihtimal yüksek.

Hem masada hem sahada ama büyük zararda

5.2.2020
AKP içinde dış politikada maceracı bir damar daima mevcut oldu. Bu damarın sözcüleri, önemli dış politika konularını kulaktan dolma bilgiler ve klişelerle yürütmeye çalıştı.
Mesela önceki tüm Cumhuriyet hükümetlerini Ortadoğu’da, ‘etliye sütlüye karışmamakla’ ve bölgeyi ‘bataklık’ olarak görmekle suçlayıp durdular. Onlara göre Türkiye daima ‘hem sahada hem masada’ olmalı, o nedenle tüm çatışma alanlarında yer almalıydı!

İran krizinde kazanan Trump ve Amerika mı oldu?

13.01.2020
General Kasım Süleymani, Iraklı komutan Mehdi el Mühendis ve yanlarındaki 8 kişinin siyasi bir suikast sonucu öldürmesi üzerine İran, Bağdat yakınındaki Ayn El Esed üssüne 22 füzeyle saldırdı. Ama orada bulunan Amerikalı askerleri değil, Washington’un da teyit ettiği gibi, sadece savaş donanımını hedef aldı.
Amerika mukabelede bulunmayı gerekli görmeyince, gerginlik şimdilik kontrol altına alınmış gibi görünüyor.

Nobel Ödülü kendini tüketiyor

10.12.2019
Yugoslavya lideri Mareşal Tito’nun ölümünden sonra doğan siyasi kriz giderek tırmandı, 1991’de iç savaşa dönüştü ve yaklaşık dokuz sene sürdü. 1999’da NATO’nun Belgrad’ı bombalaması ve Sırpların milliyetçi lideri Slobodan Miloşeviç’in 2000’de iktidardan düşmesiyle son buldu.
Savaşın bir numaralı tahrikçisi ve sorumlusu, Büyük Sırbistan hayali peşinde koşan Miloşeviç’ti.

Kürt Sorunu (5): Reform nasıl yapılır?

04.11.2019
Önceki yazılarımızda Kürt sorunun değişik yönlerini inceledik. Sorunun nedeni olarak gösterilen iktisadi geri kalmışlık ve dış güçlerin tahriki gibi gerekçelerin hepsi önemli olmakla beraber, önümüzde duran konunun esası itibariyle bir milli kimlik ve milliyetçilik meselesi olduğunu vurguladık.
AKP iktidarının 2009-2015 yılları arasında Kürt sorununa dönük olarak yürüttüğü Çözüm Süreci önemli bir tecrübeydi.

Kürt Sorunu (4): Çözüm demokratik reformlar

30.10.2019
21. yüzyıl başında Türkiye’nin önündeki en yaşamsal konu Kürt sorunudur. Suriye savaşı bağlamında özellikle son iki yıl içinde yaşanan gelişmelerle, sorun uluslararası zeminlerde önde gelen bir gündem maddesine dönüştü.
Kürt sorununun nasıl çözüleceği veya demokrasi, insan hakları ve gönüllü birlik temelinde çözülüp çözülemeyeceği, Türkiye’nin kaderini belirleyecek. Bu sorunu çözemeyen bir Türkiye’nin, demokrasi ve iktisadi gelişme dahil önünde duran diğer hedeflerin üstesinden gelmesi çok zor.

Kürt Sorunu (3): AKP’nin çözüm süreci niçin yanlıştı?

28.10.2019
2007 seçimlerinden sonra AKP bir dizi demokratik açılım süreci başlattı. İnanç ve ibadet özgürlüğü ihlal edilen Alevilerin haklarının teslim edilmesine dönük Alevi Açılımı bunlardan biriydi.
Ardından Kürt Açılımı geldi. Bu isimlendirmeye tepki nedeniyle, ‘Demokratik Açılım’ ve ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ gibi tanımlar da kullanıldı. Kamuoyu sonunda Çözüm Süreci ifadesini benimsendi.

Kürt Sorunu (2): Sorun dışarda değil, içerde

24.10.2019
Belli çevrelere göre Kürt sorununun nedeni, yabancı ülkelerin tahrikleri ve ayrılıkçı güçlere verdiği destek. Dış güçlerin rolünü doğru görülmeli ve anlamalıyız.
Bir ülkenin parçalayıcı olma potansiyeline sahip bir iç sorunu varsa, elbet bazı yabancı ülkeler bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek, istismar etmek isteyebilir. Bu tür müdahaleler uluslararası ilişkilerde sık görülür ve bazen hayli etkili de olabilir.

Kürt Sorunu (1): Önce doğru teşhis

20.10.2019
Barış Pınarı harekatı ile beraber Kürt sorunu, daha önce hiç olmadığı kadar kritik bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyor.
Türkiye’nin Kürt sorunu şimdi, uluslararası gündeme oturdu ve uluslararası bir soruna dönüştü. Bu gelişme kesinlikle Türkiye’nin çıkarına değil ve muhakkak surette kaçınmak gerekiyordu. Ama olmadı.

Çarpık Irak siyaseti

22.09.2019
Son yıllarda hemen her alanda olduğu gibi AKP’nin Irak siyaseti de bozuldu ve giderek ülke çıkarlarına zararlar vermeye başladı. Bu önemli komşuyla ilişkileri incelemeye, filmi biraz geri sararak, bir önceki iktidar döneminden başlamak istiyorum.
1999 seçimlerinden sonra DSP-ANAP-MHP koalisyonu (57. hükümet) kuruldu, DSP lideri Bülent Ecevit Başbakan oldu.