Maşrık’ta çöken statüko

14.5.2020
Yıllardır süregelen savaşlar, ağır ekonomik yaptırımlar ve yabancı devletlerin askeri müdahaleleri sonunda Suriye ve Irak derin kriz içinde. Maşrık’ta100 yıl önce kurulan statüko çöküşün eşiğinde.
Amerika-İsrail ortaklığının yeni hedefi İran. Rejim değişikliği veya İran’ı geriletmek, istikrarsız kılmak istiyorlar.

Kuzey Irak Kürtleri

6.5.2020

Dikkatli okuyucular fark etmiş olabilir, Irak hakkındaki son birkaç makalede Irak Kürtlerine yeterince yer ayıramadık. Düşüncem bu önemli konuyu ayrı bir yazıda ele almaktı.
Kuzey Irak Kürtleri son yıllarda iki kritik gelişme yaşadı. 2014-2017 arasında İslam Devleti (IŞİD) adlı terör örgütü Irak’ın yaklaşık üçte birini ele geçirdi ve ardından mağlup edildi. İkincisi, 2017’de yapılan bağımsızlık referandumu.

Dünyanın en pahalı silahı: S-400

28.4.2020
Reuters 20 Nisan’da, S-400’lerin işletmeye alınması aylarca ertelenecek haberini geçti. Kaynak gösterilen isimsiz kıdemli memura göre neden, Covid-19 ve teknik sorunlarmış. Günlerdir yalanlama gelmediğine göre haber doğru ve büyük olasılıkla kamuoyunu alıştırmak amacıyla sızdırıldı.
Tabii kıdemli memur gerekçeleri anlatırken martaval okumuş. Suriye ve Libya’da süren savaşlar etkilenmezken, Covid-19 ülke içinde askeri bir sisteminin işletmeye alınmasını nasıl engelleyebilir?

Çin hesap vermeli

23.4.2020
Yeni tip korona virüs Türkiye dahil bütün dünyada dehşet saçmaya devam ediyor. Bu satırların yazıldığı güne kadar, ülkelerin resmi verilerine göre 2,6 milyon kişi COVID-19 hastalığına yakalandı ve 183 bin insan hayatını kaybetti. Hastalığa yakalananların sayısı tam olarak bilinemediği ve pek çok ülke verileri kararttığı için, vaka ve ölüm sayıları aslında çok daha fazla.
Dünya ekonomisinin uğradığı zarar trilyonlarca dolar ve henüz nihai fatura belli değil.

Irak, Irak, Irak

14.4.2020
Kamuoyunun dikkati güney komşularımızdan Irak’tan çok Suriye üzerine yoğunlaşmış durumda. Bunun haklı nedenleri var. AKP iktidarının 10 yıldır izlediği şuursuz ‘Şam’da rejim değişikliği’ siyaseti nedeniyle ağır bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Ancak güney sınırlarımız boyunca yaşanacak şiddetli depremlerin merkez üssü Suriye’den çok Irak olabilir.
Ortadoğu’da şimdi en kırılgan fay hattı Suriye-Irak-İran. Önceki yazımızda açıkladığımız gibi, bu üç ülkeyi istikrarsızlaştırmak veya mümkünse parçalamak ABD’de yeni muhafazakar ve İsrail’de aşırı sağ çevrelerin önemli hedefi.

En büyük tehlike: Irak ve Suriye’nin dağılması

4.4.2020
Kamuoyu doğal olarak korona salgını üzerine yoğunlaşmış durumda. İnsan hayatına ve ekonomiye hangi şiddette olacağı henüz bilinmeyen darbeler vurduktan sonra, tarih boyunca yaşanan her salgın gibi bu da geçecek.
Güvenlik dahil diğer sorunlarımız salgın nedeniyle herhalde daha da ağırlaşmış olarak devam edecek.

AKP İdlip cehenneminde

18.3.2020
Suriye savaşı şu günlerde dokuzuncu yılını doldurdu, 10. yılına girdi. Suriye 10 yıldır acı çekiyor.
İngiltere merkezli ve rejim karşıtı Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verilerine göre, bu süre içinde yaklaşık 385 000 insan öldü:
116 000 sivil.
130 000 Suriye Ordusu, İran, Hizbullah dahil tüm rejim yanlısı güçlerin askerleri.

Şam’da rejim değiştirme hayali bitsin!

6.3.2020
Moskova görüşmeleri beklendiği gibi ateşkes mutabakatı ile sonuçlandı. O arada AKP iktidarının hemen hiçbir talebi kabul edilmedi.
“Esed güçleri Soçi mutabakatı sınırlarına ve gözlem noktalarımızın gerisine çekilsin, yoksa gereğini biz yaparız” tehdidi altında defalarca ileri sürülen talepleri Rusya, ciddi müzakere konusu olarak dahi görmedi.
Rusya’nın Suriye siyasetini bilenler ve Moskova’dan son haftalardan verilen resmi mesajları izleyenler için, bu da beklenen bir sonuçtu.

Suriye’den sonra Libya batağı mı?

9.2.2020
AKP iktidarının yanlışlar zinciri üzerine kurulu Suriye siyaseti nedeniyle Türkiye’nin çıkarları ciddi zarara uğradı: Şimdilik on milyarlarca dolar ve milyonlarca mülteci. Fatura henüz kapanmadı ve daha ne kadar bedel ödeyeceğiz belli değil.
AKP yönetimi yanlışlardan ders çıkaramıyor. Şimdi ülkenin Libya’da da benzer bir batağın içine sürüklenme ihtimal yüksek.

Hem masada hem sahada ama büyük zararda

5.2.2020
AKP içinde dış politikada maceracı bir damar daima mevcut oldu. Bu damarın sözcüleri, önemli dış politika konularını kulaktan dolma bilgiler ve klişelerle yürütmeye çalıştı.
Mesela önceki tüm Cumhuriyet hükümetlerini Ortadoğu’da, ‘etliye sütlüye karışmamakla’ ve bölgeyi ‘bataklık’ olarak görmekle suçlayıp durdular. Onlara göre Türkiye daima ‘hem sahada hem masada’ olmalı, o nedenle tüm çatışma alanlarında yer almalıydı!