Hukuk devleti ve ekonomi beraber çöküyor

29.11.2020

Kısa süre önce, 2013-2019 arasında kişi başı milli gelirin altı yıl art arda azalarak 12.519 dolardan 9.042’ye düştüğüne işaret etmiş (-%28), o dönemde dünyada daha hızlı fakirleşen başka ülke olmadığını vurgulamıştım.

Daha sonra açıklanan IMF’nin Türkiye 2020 öngörülerine göre, GSYH 649 milyar dolar, kişi başı gelir 7.800 dolara iniyor. Sadece son bir yılda yaşanan fakirleşme -%14.

İyi yönetilemeyen Korona salgını nedeniyle yılın son aylarında ekonomide düşüş hızlandı, gelir verileri muhtemelen IMF tahmininden daha kötü gerçekleşecek.

Ama şimdilik IMF öngörüsünü esas alarak kısa bir yeni değerlendirme yapalım.

2013-2020 arasında kişi başına gelir, kesintisiz yedi yıl art arda düşmüş olacak. Kesintisiz ve yedi yıl art arda süren fakirleşme demek bu.

Fakirleşme cari dolar bazında -% 38. Doların satın alma gücündeki azalmayı dikkate alırsanız, -% 43. Yedi yılda sahip olduğumuz refahın neredeyse yarısını yitirdik!

Kişi başı gelir yaklaşık 2005 seviyesine, enflasyon nedeniyle doların satın alma gücündeki eksilme dikkate alındığında 2004 seviyesinin (8.336 dolar) bile altına iniyor!

Böylesine şiddetli bir fakirleşme yaşayan başka ülke dünyada yok. Ne var ki Türkiye’de de daha önce böyle bir gerileme yaşanmadı.

Dünya Bankası verilerine göre 1960’ta kişi başı gelir 509 dolardı. O günden bu yana, son 60 yıl içinde, kişi başı gelir hiçbir zaman yedi yıl üst üste düşmedi. En uzun süren gerileme 1981-1984 arasında yaşandı, sadece üç yıl sürdü, kişi başı gelir 1.579 dolardan 1.368’e düştü (-% 21).

Şimdi yaşadığımızın adı çöküşten başka bir şey değil. Ekonomi kötü yönetiliyor demek yetmez; bugün dünyanın en kötü yönetilen ekonomisi Türkiye’de.

1960’ı esas almamızın nedeni, kullandığımız Dünya Bankası kaynağında daha öncesi için veri bulunmaması. Muhtemelen Cumhuriyet döneminde de böyle bir fakirleşme hiç yaşanmadı.

AKP öncesi dönemde kişi başına gelir 1960’ta 509 dolardan 2002’de 3.660 dolara yükselirken, ortalama yıllık artış %4,8 oldu. Buna karşılık 2002’de 3.660 dolardan 2020’de 7.800 dolara çıkarken aynı oran %4,3. AKP iktidarının 18 yıllık performansı, başlangıç dönemindeki çarpıcı başarıya rağmen, daha önceki 42 yıllık Türkiye ortalamasının altında.  

Eğer 2013-2020 arasında kişi başı gelir 60 yıllık ortalama kadar artsaydı, bugün kişi başı gelir 17.300 dolar, GSYİH 1,4 milyar dolar olacaktı. Refah iki katından fazla artacaktı. Farklı hesaplar yapılabilir, ama ülkenin kaybı trilyon dolarlar mertebesinde.

IMF öngörüsüne göre Türkiye 649 milyar dolar GSYH ile dünya sıralamasında 20. sıraya düşüyor, İsviçre 707 milyar dolar ile önümüze geçiyor. G-20 toplantılarına 19 ülke ve Avrupa Birliği davet ediliyor. Bu durumda, bakalım G-20’nin yetkilileri Türkiye yerine İsviçre’yi davet eder mi?

                                                      *  *  *

İngilizce kısaltması WJP olan Dünya Adalet Projesi, her yıl Hukukun Üstünlüğü Endeksi yayınlıyor (The World Justice Project, Rule of Law Index). WJP, ülkelerin hukukun üstünlüğü konusunda ne durumda olduğunu mukayeseli olarak gösteren, bağımsız ve dünyada en çok itibar edilen kaynak.

WJP ülkeleri sekiz faktör (başlık) altında toplanan 44 alt-faktöre göre puanlayarak sıralıyor. 2020 Raporunda 128 ülke değerlendirmeye alınmış. Yerimiz sınırlı, hukuk devleti açısından önem taşıyan sadece dört alt-faktör açısından Türkiye’nin durumuna yer vereceğim.

Faktör 1.2- Yargı, hükümet üzerinde etkili denetim sağlayabilecek bağımsızlığa ve güce sahip mi? Türkiye 128 dünya ülkesi içinde 114. sırada. Türkiye’den daha iyi durumda olanlar arasında Rusya, Afganistan, Mısır, Vietnam var.

Faktör 4.1- Kamu hizmetlerinde, istihdamda, mahkemelerde ve adalet sisteminde sosyo-ekonomik statü, cinsiyet, etnik köken, din, milli köken, cinsel tercih veya cinsel kimlik nedeniyle ayırımcılık var mı? Türkiye 128 ülke içinde 127. sırada, sondan ikinci. Bizden daha kötü durumda sadece Afganistan var.

Faktör 7.2- Hukuk mahkemelerinde (civil justice system); sosyo-ekonomik statü, cinsiyet, etnik köken, din, milli köken, cinsel tercih veya cinsel kimlik nedeniyle ayırımcılık var mı? Türkiye 126. sırada, sondan üçüncü. Daha kötü durumda sadece Afganistan ve Kamboçya var.

Faktör 8.6- Ceza mahkemeleri (criminal system), hükümet ve siyasi etkilerden bağımsız mı? Türkiye 124. sırada, sondan beşinci. Daha kötü durumda sadece Venezüella,  Nikaragua, Rusya ve Kamerun var.

Göstergeler ürkütücü. Hukuk devleti fiilen göçmüş durumda.

İktidar partisi AKP üyesi bir siyasetçi dahi “çocuk bile yazmaz bu iddianameleri” diyor ama insanlar o davalarda yıllarca hapiste tutuluyor.

Avrupa Birliği, mahkemelerin bağımsızlığı zedelendiği için Polonya ve Macaristan’ı sert şekilde eleştiriyor. İyileşme olmazsa 2021’de bu iki ülkeye yapılacak mali yardımın dondurulması tartışılıyor.

Ama Polonya ve Macaristan bize göre neredeyse hukuk cenneti! Mesela Türkiye’nin 124. sırada olduğu kritik önem taşıyan ceza mahkemelerinin bağımsızlığı konusunda (Faktör 8.6), bu iki ülke sırasıyla 62. ve 75. sırada.

Ekonomi ve hukuk devleti beraber çöküyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: